Kontrol
Hiç de istediğim gibi olmadı işte. Böyle mi planlamıştım yazımı, ne hayâller kurmuştum oysa. Sabah erken kalkıp sporumu yapacaktım. Sonra duşumu alıp, hazırlanıp işe gidecektim. Sistemde kendime atadığım eğitimleri bitirecektim. Mesai sonrası soluğu sitenin havuzunda alıp biraz rahatlayıp, hafif bir yemek yedikten sonra da kitaplarımı okuyacaktım. Hafta sonu da aile ve arkadaşlarla vakit geçirmek ve ev işlerini organize etmek şeklinde mis gibi bir yaz geçirecektim.
“Hayâller ve gerçekler her insanı hayatının bir yerinde sınar, biliyorsun sen bunu. Daha önce de yaşamıştın.”
Hayır, bu daha önce yaşadığım döneme benzemiyor. O zaman iş bulma sürecim düşündüğümden uzun sürmüştü fakat gene istediğim gibi planlama yapabiliyordum. Bu farklı. Sanki evren bir olmuş da bu yaz rahat edemeyeyim diye üstüme üstüme geliyor. Organizasyon değişikliğini ben yapmadım. İşten çıkarmaları ben yapmadım. Üç yıldır ezbere yaptığım işi, yönettiğim müşterileri ben isteyerek bırakmadım. Yeni genel müdürün tasarrufu bunlar.
Durdu, ellerini belinin iki yanına yerleştirdi. Omurgasını dikleştirdi. Bir bakışı var ki beni deldi geçti. Superman duruşu işte bu. Aldığı bir eğitimde öğrenip sonra da karşıma geçip prova etmişti. Sadece bu da değil tabii. Farklı teknikler de öğrenmişti. Edindiği yeni bir bilgi sonrası karşımda öğrendiklerini heyecanla tekrar etmesini izlemek beni de keyiflendiriyordu.
Yok, olmuyor bu sefer. Yani bu duruşla gidip genel müdürün karşısına dikilip düzenimi niçin bozuyorsun diye sorasım var fakat bu beni bir yere götürmez farkındayım. Ev sahibimin karşısına da dikilemem bu duruşla. Bana 6 ay önceden bildirdi evi satacağını ve ne için satacağını da açıkladı. Onun yerinde ben de olsam aynı şeyi yapardım. Sonuçta çocuğunun eğitimi için yurt dışına gidecekler ve para lazım. Herkesi anlıyorum da benim bütün planlarım bozuldu işte.
Duruşunu bıraktı. Arkasını döndü, bir nefes verip, omuzlarını aşağı saldı. Gitti yatağına oturdu. Rahat olmak istedim bu yaz. Kış dönemi o kadar yoğun geçti ki, bir yandan iş, bir yandan tez. Kendimi hep yaz dönemini düşünerek motive etmiştim.
Tam olarak anlamadığım şey şu. Bunu niçin bu kadar büyüttü kafasında? Taşınmak için 5 ayı var. Yazın taşın diye kimse kafasında dikilmiyor. Ayrıca buradan bir veya iki dairenin boşalma durumu da olabilirmiş. Yaz döneminde kiralar da biraz daha yüksek olabiliyor. Son baharda yoğunlaşıp bakarım evlere diye yapmıştı planını. İş yerinde de eğitim almak için bir saat bile mi vakti yok, o kadar mı yoğun? Yoğun olsa eminim ki eve iş getirirdi fakat laptop açtığı yok.
İşler düşündüğüm, düşlediğim, planladığım gibi gitmediğinde moralim çok bozuluyor ayna. Hele kontrolüm dışındaki sebeplerle istediklerimi başaramamak beni mahvediyor. Bu kadar mı katıyım hayata karşı? Hele bizim ülkemizde her an, her şey olabiliyorken… Hayat hiç beklemediğin yerden vurabiliyor.
Ah çocukken ne de kolaydı. Benim istediğim oyunlar değil de arkadaşlarımın oyunlarını oynadığımız zamanlarda da önceleri biraz bozulurdum. Fakat oynamak başlıca keyif, paylaşım ve eğlencemizdi. Büyüdükçe başkalarının oyunları oynamak aynı keyfi vermez oldu. Hele paylaşımın olmadığı ortamlarda eğlence de olmuyor sanki. Ya da ben böyle düşünüyorum.
“Bakış açını değiştirsen?”
Bakışlarını tek bir noktada topladı. Derin nefes alıp vermeye başladı. Yüzü daha bir yumuşadı.
Evet, herkes böyle düşünmüyor. Aslında planım olası bir terfi durumu için kendimi hazırlamaktı. Organizasyon değişince canım en çok buna sıkıldı. Demek ki kapıda değişim var ayna. Burada olmuyorsa başka yerde denerim şansımı ne yapalım. Güzel bir planlama ile eğitimleri yapabilirim. Yazın yarısı bitti ama olsun, kalanı için halen şansım var. Taşınma için de zaten bu ayları düşünmüyordum. Hiç kimse istemez tabii düzeni bozulsun ama ne yapalım. Umarım gene bu site içinde bir yer bulurum.
Yüzü gülmeye, keyfi yerine gelmeye başladı. Sonunda fark etti kendi kendine yarattığı labirenti.
Yani şimdi bu açıdan bakınca halen yapabileceklerim var. Kontrol edemediklerim içinde kontrol edebileceğim aslında kendi düşüncelerim, bakış açım, seçimlerim. Evet, iyi geldi bir de bu taraftan bakmak.
Yarın yeni bir gün. Bugünden daha keyifli geçirmek aslında benim elimde, öyle değil mi? İyi geceler ayna.
İpek Kaytaz
Profesyonel Koç-ICF, Mentor, Eğitmen, Danışman





