En son ne zaman kendimi tam, bütün ve eksiksiz hissettim?
Hesap sorar gibi değil de gerçekten cevabı arayan bir merakla geldi bu sorusu. Bir süredir karşımda böyle pratikler yapıyor. İlk soruları daha çok başkalarını suçlar gibiydi, önce onlarla hesaplamıştı. Duyduğu yanıtlardan olsa gerek, sonraları tonu değişti. Kendisini suçlar gibi de değil de keşkelerle konuşmaya başladı. Daha çok mağdur gibiydi.
‘Kim olmak istiyorsun peki?’ Son görüşmemizde sorduğum soru yerini bulmuş anlaşılan.
Bir döngünün içinde gibiyim ayna. Olsun diye çabaladıkça daha da çok uzaklaşıyorum, olmasını istediğim hayalimden. İşler yolunda gitmediğinde başkasını suçlamak kadar kolay kendine acımak. Ama nereye kadar?
İşte kırılma anı. Gözlerindeki bakış öylesi şefkatli ki… Hani yolda yürürken yaralı bir kuş görürsün ve şefkatle alır, sarmalarsın ya onu… Ne oldu, kimin suçuydu düşünmezsin hiç, iyileştirmeye bakarsın. Öyle sardı şimdi kendi biricikliğini.
Ben artık sıkıldım ayna. Niye olmadığını, neleri kaçırdığımı düşünmek istemiyorum daha fazla.
‘Ne istiyorsun peki?’
Olan oldu artık. Bunu değiştiremem. Fakat bundan sonra olacakları belirleyebilirim veya tetikleyebilirim. Kaldığım yerden devam etmek için artık alıyorum tüm sorumluluğu. Seçimlerimin sonuçları beni buraya getirdi, adım gibi biliyorum.
O yüzden de umutluyum ayna. Demek ki seçimlerimi değiştirirsem farklı bir gerçeklik de yaratabilirim diyorum. Ah, o kadar takılmışız ki mutlu olmaya, mutlu kalmaya. Bizim için neyin önemli olduğunu unutmuşuz adeta. Tam da bu yüzden soruyorum kendime. En son ne zaman kendimi tam, bütün ve eksiksiz hissettim diye?
Soluklandı, bir nefes verdi.
Cevabı bilmiyorum. Belki de hiç hissetmedim. Fakat böyle yaşayanlar, hissedenler var bunu biliyorum. Hayatta kendileri için neyin önemli olduğunu bulmalı belki de insan. Neyi yaparken zamanın sular seller gibi geçtiğini bir keşfettin mi, işte o zaman teker yeniden dönmeye başlar ayna, inanıyorum.
Yüzünde bilmediğini bilmenin verdiği bir huzur var, şimdiye dek hiç görmediğim. Sesinin tonunda ne bir kırgınlık ne bir öfke var. Öylesi bir kabulde ki…
Ben hikâyemi baştan yazacağım ayna. Yapanlar nasıl yaptıysa ben de yapacağım. İnsanın en büyük engeli de destekçisi de kendisiymiş meğer. Ben bunu şimdi anladım.
Kararlıyım. Gör bak. Ben daha yeni başlıyorum ayna.
İpek Kaytaz
Profesyonel Koç-ICF, Mentor, Eğitmen, Danışman






