Beklemek
Doğanın döngüsü ne muazzam öyle değil mi ayna? Doğadaki tüm canlılar müthiş bir bilgelik içinde sanki. Olması gerekenin vakti gelince olacağını bilerek teslimiyetteler. Bir bize mi zor geliyor beklemek?
Sükûneti görüyorum yüzünde. Gözleri çok uzaklardan geçen bir gemiyi seyreder gibi ufka dalmış. Kim bilir zihninde hangi sahne oynuyor şimdi?
Ben yıllardır bekliyorum ayna. Yaptığım işin görülmesini, emeğimin takdir edilmesini, uyumlu olmamın karşılığının verilmesini, sene sonunda dolgun bir zam almayı, sene başında yaz tatilimi istediğim ay ve haftaya alabilmeyi bekliyorum hep. Zorlu geçen bir müşteri toplantısı sonrası bir takdir bekliyorum mesela. Değerli olduğumu hissetmeyi, günüm kötü geçtiğinde fark edilmeyi bekliyorum.
“Beklentilerden bahsediyorsun sen. Aynı şey mi sence doğanın döngüsü ile insanın beklentisi?”
Boşa mı bekliyorum acaba? Sanki önceden bu kadar zor değildi beklemek. Çocukken annemin ve babamın işten dönmesini beklerdim. Doğum günlerimde hediye beklerdim. Her zaman istediğim hediyeler gelmese bile o süslü paketleri açmak en büyük mutluluktu çocuk kalbimde. Okula başlayınca önce okuma yazma öğrenmeyi bekledim. Sonra sınav sonuçlarını, her Haziran’da okulun kapanmasını ve üç aylık yaz tatilini bekledim. Yazları ailemle denize gitmeyi, tatil yapmayı bekledim. Sonra mezuniyetlerimi, işe girmeyi ve kendi paramı kazanmayı bekledim. Ne hayâllerim vardı. Çok para kazanacaktım, kendi evimde oturacaktım, kendi paramla istediğim yere tatile gidecektim. İş arkadaşlarımla keyifli öğle yemekleri yiyerek, arada bir akşamları dışarı çıkarak sosyalleşecektim. Böyle anlatmışlardı bana ablalarım. Onlar ne anlattıysa ben de bir bir yaşamayı istedim, bekledim hep.
Beklerken kurduğum hayâller vardı. Ben büyüdükçe onlar da büyüdü, çeşitlendi. Böyle böyle birçok beklentim oldu hayatta.
Bingo. Beklenti dedi sonunda. Bakışları jet hızıyla ufuktan döndü ve geldi çarptı kendi yüzüne. Kaşları çatıldı, sendeledi.
Ah ayna. Ben şimdi anladım. Beklerken beklenti içine giriyor insan. Yaz tatilinin geleceği zaman belli fakat yazı nasıl geçireceğin yazdan yaza kişiden kişiye değişir. Mezun olmak ve işe girmek kendime çizdiğim yolun içinde zamanı gelince zaten olacaktı. Çalışacağım iş ve diğer tüm detaylar ise benim beklentilerimdi. Demek ki yıllardır beklediğim tüm o konular da aslında beklentiydi. Bir defa bile dile getirmemiş olmam ise sanırım en büyük hatamdı.
“Peki şimdi bu farkındalık ile ne yapmak istersin?”
Hatanın neresinden dönülse kârdır ayna. Bana böyle öğretti ailem. Aynı çözüm yolundan giderek farklı bir sonuç elde etmek mümkün olmayacağı için ben de ilk iş yöneticim ile bir görüşme yapacağım. Beklentilerimi dile getireceğim, suçlamadan elbette. Mevcut durum, bendeki etkisi ve neler yapılabilir şeklinde bir konuşma olacak. Sonrasına da bakacağım. Beklentim karşılanır mı karşılanmaz mı, benim görmediğim ne var onu da fark etmek isterim mesela.
Yüz kasları gevşedi, sesinin tonuna ahenk geldi. Nasıl da dile geliyor beden ve ne de çok şey anlatıyor, bakmasını, görmesini ve okumasını bilirsen.
Ben şimdi çıkıyorum ayna. Bugün yeni bakış açımla işimdeki ilk günüm. Bana şans dile.
İpek Kaytaz
Profesyonel Koç-ICF, Mentor, Eğitmen, Danışman





