Kelimelerin, adların, kavramların da bir geçmişi var. Tarihi var. Kültürleri taşıyan bir yanı var.
Hazar Denizi'nin de ötesinden, sert coğrafi iklimden, at üstünde süregelen göçebe hayatın doğurduğu ve yeni tarzların temel oluşturduğu bir kavram olsa gerek bozkır kültürü.
Orta Asya steplerinde, yılın farklı zamanlarında kurak olan ve kimi zamanlarda harikulade geniş otlak alanları ifade eden bozkır, Türk tarihindeki önemli kültürel unsurları da içinde yaşatır. Zamanla Anadolu da bu kültürün beşiği olmuştur.
Bozkır, kısa boylu otların, rengarenk çiçeklerin, ekin başaklarının, çalıların, yer yer sarı ve kahverenginin hâkim olduğu toprak sahaların, temiz su kaynaklarının, taşlık ve kayalıkların, mis gibi havanın beslediği likenlerin bezediği Anadolu kırsalıdır. Tabiatın güzellikleri içerisinde pek çok canlı türünün yaşam alanıdır. Tarımın ve hayvancılığın hayat bulduğu yerlerdir. Sözlü kültürün baskın olduğu, insanı insan yapan değerlerin de en kolay ve en berrak biçimde görülebildiği muhitlerdir.
Nedendir bilmem ama sanki gelecekte toplumun yükünü ve zorlukları omuzlayabilecek yepyeni ve idealist bir gençliğin en kolay doğuşu, Anadolu’daki küçük şehirlerde, ilçe, köy ve kasabalarda saklı çocuklarla sağlanacaktır diye düşünüyorum. Bu da elbette çok yönlü emek ister.
Mevcut sosyokültürel ekosistem içerisinde, evrensel değerleri bilen ve gelişimleri takip edip yeni fikirler üreterek bütün dünya ölçeğinde, öncü işler yapabilecek bozkırın çocukları için emek verenleri çok önemsiyorum.
Geçtiğimiz günlerde Yozgat’ta yürütülen “Bozkırın Mucitleri Proje Yarışması” isimli etkinliğin öğrenciler için hediye takdimi programına şahitlik ettim. Çok yerinde özgün ve gelişime de açık bir proje olarak gördüğümü belirtmek isterim.
Proje, Yozgatlı gençlerin bilim, teknoloji ve milli değerler ekseninde yetişmelerine katkı sunmak, onların üretme cesaretini desteklemek ve Milli Teknoloji Hamlesi'ne yön verecek fikirlerin ortaya çıkmasına zemin hazırlamak amacıyla hazırlanmış. Topluma hizmet niteliği çok açık olan bu projeye bir sivil toplum kuruluşunun öncülük ediyor olmasını ayrıca değerli buluyorum.
Projenin fikir sahibi ve yazarı, Yedi Hilal Derneği Yozgat İl Temsilcisi Âlim Akgül'ü tebrik ederim. Kendisi Yozgat İl Millî Eğitim Müdürlüğünde görev yapan bir elektrik-elektronik mühendisidir. Gençlere yönelik bilim, teknoloji ve eğitim temelli projeler yürütme çabasını sürdüren birisi. Bendeki izlenimi, çok daha fazla güzel işler yapabilecek potansiyele sahip bir aksiyon adamı olduğu yönünde.
“Bozkırın Mucitleri” adıyla görünürlüğü sağlanan bu proje hazırlanırken özellikle gençlerin kendilerini tanımaları, potansiyellerini keşfetmeleri, teknoloji üreten bireyler hâline gelmeleri, yaşadıkları topluma fayda sağlayan ve sorunlara çözüm üreten fikirler geliştirmeleri hedeflenmiş. Belli ki öğrencilerin gerçek hayat problemlerine duyarlılıklarının yükseltilmesi arzulanıyor.
Uygulama sürecinde, 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan büyük depremin ardından toplumda oluşan afet bilinci ihtiyacı da konu edilmiş. Bu konu, projenin şekillenmesinde önemli rol oynamış. Proje yarışması şeklinde kurgulanan aşamalarda, AFAD teması özellikle eklenmiş, gençlerin afet öncesi, afet anı ve afet sonrası süreçlere yönelik çözüm önerileri geliştirmeleri teşvik edilmiş.
Proje sahipleri farklı çevrelerden de destekçilere ve paydaşlara yer vererek daha kapsamlı ve geniş katılımlı bir faaliyet planı yapmışlar. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü desteğiyle yürütülen projenin paydaşları arasında, Ahde Vefa İnsani Yardım Derneği, Yedi Hilal Yozgat Proje Koordinatörlüğü, Yozgat İl Millî Eğitim Müdürlüğü ve Yozgat İl AFAD Müdürlüğü, Sorgun Bilim ve Sanat Merkezi de yer alıyor.
Yozgat genelindeki ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik olarak düzenlenen yarışmada AFAD kategorisinde öğrencilerin deprem temalı proje fikirleri ve buna bağlı çalışmaları değerlendirmeye alınmış. Teknoloji kategorisi olarak Robolig ile ilgili çizgi izleyen robot, robot sumo, drone, sabit kanat ve benzeri robotik sistemlerin dâhil edildiği başvurular yarışmaya kabul edilmiş. Öğrenciler için farklı kategoriler belirlenirken seçilen öncelikli temalara da odaklanılması olumlu bir yönlendirmedir. Bu, aynı konularda farklı proje örneklerinin görülmesi ve akran öğrenmesi bakımından da önemlidir.
Proje kapsamında tasarlanan yarışma süresince, hem il merkezindeki okullar hem de ilçelerdeki okullar ziyaret edilerek tanıtım toplantılarına yer verilmesi öğrencilerin farklı yüzler görmesi ve yeni bilgiler edinmesi bakımından da faydalı başlangıçlar doğuracaktır.
Bu proje etkinliği bir yarışmadan ziyade toplumsal sorunlara çözüm üreten, duyarlı ve sorumluluk sahibi gençleri çoğaltma hareketidir.
Jüri değerlendirmeleri sırasında öğrencilere sorulan sorular eğitici ve onların gelişimi bakımından değerliydi. Ben de gönüllü olarak bazı aşamalarda hem doğrudan hem dolaylı katkı vermeye çalıştım.
Bu tür etkinlikler çoğaltılmalı, çeşitlendirilmeli, sürekli hale getirilmelidir. Bu gençlerin yanında olmak lazım. İleriki zamanlarda pek çok yeni fikirler üreteceklerine şüphe yok.
Belirtmek isterim ki, bir adım öne çıkarak emek harcamış olan bu çocuklar ve liseli gençler mentörlük desteği almayı hak ediyorlar. Zaten mentörlük desteği de sağlanacaktır. Öğrendiğim kadarıyla bu süreçte öğrencilere elektronik, yazılım, robotik, yapay zekâ, üç boyutlu tasarım ve proje geliştirme konularında eğitim ve teknik destek verilecek. Fikirlerin daha da olgunlaştırılması ve özgün yanlarıyla güçlendirilmesi bakımından faydalı olacaktır.
Eğer Türkiye’de her STK, her kurum ve özellikle her üniversite, eğitim başta olmak üzere bulunduğu çevreye daha fazla duyarlılık gösterirse ve bunu devamlı hale getirirse “Bozkırın Mucitleri” kısa sürede ye-şe-re-cektir!





