Türkiye’nin modernleşme adımlarının gerekliliklerinden biri olarak görülen NATO üyeliği 1952’de Dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar tarafından Ankara'da imzalanan NATO'ya katılım belgeleri ile gerçekleşti. Böylece Türkiye, Sovyetler Birliği’nin güney komşusu olarak, NATO savunma çerçevesinin kritik bir parçasını oluşturdu. Türkiye’nin 13’üncü üye olarak dahil olduğu NATO, Türk dış politikasının temellerinden birini teşkil ediyor. Kore Savaşı’na asker gönderilmesi, Türkiye’nin NATO üyeliğini kolaylaştıran adımlardan biri olarak günümüzde hâlâ Türkiye’nin ittifak içindeki konumuna dair tarihsel bir referans olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye’nin Balkanlar, Karadeniz ve Orta Doğu üçgenindeki konumu, günümüzde NATO’nun güney kanadında vazgeçilmez bir güvenlik kalkanı olarak görülüyor.
Dışişleri Bakanlığı tarafından Türkiye’nin NATO üyeliğinin 74’üncü yılını kutlamak amacıyla yayımlanan açıklamada da Türkiye’nin güçlü ordusu, gelişmiş askeri kabiliyetleri ve dinamik savunma sanayisiyle Avrupa-Atlantik güvenliğine kritik ve kapsamlı katkılarda bulunmayı sürdürdüğü ve İttifak’taki öncü rolü çerçevesinde 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde NATO Ankara Zirvesi’ne ev sahipliği yapacağı belirtildi.
Türkiye’nin NATO’daki konumu, tarihsel referansların yanı sıra güncel askeri faaliyetlerle destekleniyor. Almanya’da şu günlerde düzenlenen Steadfast Dart 26 tatbikatına Türkiye’nin iki bin askerle katılımı ve TCG Anadolu’nun görev alması, ittifakın müşterek harekât kapasitesine sağlanan katkının güncel bir göstergesi oldu.
Melike Sönmez, İKV Uzman Yardımcısı
ikv.org.tr













