İlk söz alan kurucu Mümin Ceyhan kütüphaneyle ilgili yaptığı çalışmaları anlattı. Mümin Ceyhan’dan sonra söz alan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir belediye olarak gerçekleştirdikleri şehir peyzaj, tarım çalışmalarını anlattı. Mümin Ceyhan’ın daveti üzerine Bursa eski milletvekillerinden ve Başbakan Yardımcılarından Ertuğrul Yalçınbayır Mümin Ceyhan’la geçmişte birlikte yaptıkları çalışmalardan bahsetti.
Açılış konuşmaları sonrası ilk oturuma geçildi. İlk oturumun yöneticiliğini Prof.Dr. Necmi Gürsakal yaptı.
Programa göre ilk sözü alan Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy “Küresel İklim Krizi Mücadelesinde Kent Konseylerinin Yeri ve Önemi” başlığıyla bir bildiriyi yansı eşliğinde anlattı.
“Bu aşamada ortak aklın, katılımcılığın, gönüllüğün, kentlilik bilincinin ve yerelde demokrasinin hayat bulduğu sivil toplum örgütü olan kent konseylerinin, meslek odalarının, sivil toplum örgütlerinin varlığı ve sürece katkıları vazgeçilmezdir. Bu çalışmada Kent konseylerinin, yapısı, görevleri, küresel iklim krizi ile mücadeledeki yerlerinin ve öneminin Bursa Kent Konseyi özelinde tartışılması amaçlanmıştır.”
Prof. Dr. Fatma Olcay Topaç “İklim Değişikliği Ve Bursa'nın Doğal Kaynakları: Su Ve Toprağın Geleceği Bursa'da İklim Krizi Ve Ekonomiye Etkisi” başlığıyla bildirisini sundu.
“Bursa’da su ve toprak kaynakları üzerinde iklim değişikliğinin mevcut ve potansiyel etkilerini, yapılmış bilimsel çalışmalar ışığında kapsamlı biçimde değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bölüm, kentin coğrafi ve iklimsel özelliklerinden hareketle yerel araştırma bulgularını derlemekte; su ve toprak sistemlerindeki değişimlerin nedenlerini, boyutlarını ve olası yönelimlerini ortaya koymaktadır. Ayrıca, bu değişimlere karşı geliştirilen yerel uyum ve yönetim stratejilerini incelemekte, güçlü ve zayıf yönlerini tartışmaktadır. Bu yönüyle çalışma, hem akademik çevreler hem de yerel politika yapıcılar için, Bursa’nın doğal kaynaklarının korunması ve iklim krizine karşı dayanıklılığının artırılması konusunda güncel ve bütüncül bir çerçeve sunmaktadır.”
Prof. Dr. Serkan Gürlük “Bursa'da İklim Krizi Ve Ekonomiye Etkisi”ni anlattı.
“TÜİK (2024) verilerine göre, Bursa’da 2010–2023 döneminde başlıca tarımsal ürünlerde verim düşüşü eğilimi görülmektedir. En belirgin kayıplar, sulama ihtiyacı yüksek olan mısır ve çeltikte sırasıyla %16 ve %13 oranında gerçekleşmiştir. Bu azalış, özellikle Nilüfer ve Karacabey ovalarında yeraltı suyu seviyelerinin düşmesiyle ilişkilendirilmektedir. Benzer şekilde, meyvecilikte şeftali verimi %15 azalmış, bu durum çiçeklenme döneminde artan sıcak hava dalgalarına bağlanmıştır.”
Prof. Dr. Yasemin Şahan “Çiftlikten Çatala Stratejisiyle Sürdürülebilirlik: Bursa Örneği”ni yansı eşliğinde anlattı.
“Çiftlikten çatala sürdürülebilirlik yaklaşımını kuramsal bir çerçevede ele almak ve bu yaklaşımı Bursa ili özelinde analiz etmektir. Bursa’nın önemli tarımsal ürünlerinden olan zeytin ve enginarın işlenmesinde sürdürülebilirlik açısından yapılabilecekler değerlendirilmiş ve potansiyelleri ortaya koyulmuştur.”
Dr. Sinem Zere Taşkın “Bursa'da Bitkisel Üretim Üzerine Küresel İklim Değişikliğinin Etkileri” başlıklı bildirisiyle iklim değişikliğinin etkilerini vurguladı.
“İklim değişikliği ülkemizde oldukça önemli ve gündemde olmaya başlayan bir konu haline gelmiştir. İklim değişikliği, sera gazlarının atmosferde artan konsantrasyonları nedeniyle doğal sera etkisinin güçlenmesi sonucu ortaya çıkmakta ve bu durum küresel ölçekte ısınmaya ve iklim sisteminde değişimlere yol açmaktadır. Ayrıca, özellikle endüstriyel çalışmalar, fosil yakıtların kullanımı ormanların yok edilmesi, kentleşme ile tarım alanları açılması gibi arazi bozunumu ve benzeri insan faaliyetleri sonucunda atmosferdeki ısınma artmaya devam etmekte ve gün geçtikçe daha da tehlikeli hale gelmektedir. İklim değişikliği nedeniyle dünya genelinde artan sıcaklıklar; deniz seviyesinin yükselmesine, denizlerin ısınmasına, ekstrem hava olaylarının sayı, şiddet ve tekrar sıklığının artmasına, yağış desenlerinde değişikliklere, buzulların erimesine ve biyolojik çeşitlilik üzerinde olumsuz etkilere yol açmaktadır. Bu değişiklikler sonucunda ekosistemler, tarım ve su kaynakları etkilenmekte; insan sağlığı ile diğer canlıların yaşamı üzerinde ciddi olumsuz sonuçlar ortaya çıkmaktadır (Dindar ve ark., 2024)”.
BUSKİ Çevre Müh. Cem Mamati “İklim Değişikliği Tehdidi Altındaki Bursa: Su Kaynaklarına Etkisi Ve Kentsel Dirençlilik İçin Öneriler”i ile Bursa’nın suyunu anlattı.
“Tarihsel süreçte zengin su kaynakları ve verimli topraklarıyla “Yeşil” unvanını hak eden Bursa metropolü, 21. yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren iklim değişikliği ve antropojenik faktörlerin kümülatif etkisiyle su stresi eşiğine yaklaşmaktadır. İklim krizinin etkisiyle, geçmişte kentin su ihtiyacının %85'ini tek başına karşılayan Doğancı ve Nilüfer barajlarının kentin su ihtiyacını karşılama oranı günümüzde %30 seviyelerine gerilemiştir. Bu veri, su arz güvenliğinin tek bir kaynağa dayalı olduğu modelin sürdürülebilirliğini yitirdiğine işaret etmektedir. Nitekim günümüzde ihtiyacın en büyük kısmı (%40) yeraltı suları başta olmak üzere çeşitlenen kaynaklardan sağlanmaktadır. Su temin dengesindeki bu kapsamlı değişim, küresel ve bölgesel iklim anormallikleri karşısında kentin kırılganlığını artırmaktadır. Bu çalışma, Bursa'nın su geleceğini tehdit eden çok katmanlı sorunları bilimsel veriler ışığında analiz etmeyi ve kentin su direncini artırmaya yönelik stratejik öneriler geliştirmeyi amaçlamaktadır.”
Forumun ilk bölümü bildiriler üzerine yapılan konuşmalardan sonra yemek arası için sonlandı. Yemek arasından sonra forumun ikinci oturumuna geçildi.
İkinci oturumun yöneticiliğini Prof.Dr. Uğur Bilgili yaptı. İkinci oturumda ilk konuşmacı
Prof. Dr. Necmi Gürsakal “İklim Krizinin Bursa'ya Etkileri: Sıcaklık, Su, Tarım Ve Kent Ekosistemleri Üzerine Bir İnceleme”sini anlattı.
“Bursa örneği üzerinden iklim krizinin kent ölçeğinde nasıl çok katmanlı etkiler yarattığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmanın temel araştırma sorusu şu şekilde formüle edilmiştir: Bursa’da gözlenen iklim değişkenlikleri, kentin su kaynakları, tarımsal üretim yapısı, sanayi faaliyetleri ve ekosistem dengeleri üzerinde nasıl bir baskı oluşturmaktadır ve bu baskılara karşı hangi uyum stratejileri geliştirilebilir?”
M.Sc., Elektronik Müh. Cem Özkan “İklim Krizinin Kör Noktası Olarak Işık Kirliliği Ve Bursa İçin Eylem Planı Önerisi”ni anlattı.
“Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne (United Nations Framework Convention on Climate Change; UNFCCC) göre, insan faaliyetleriyle atmosferin bileşiminin değişmesi sonucu oluşan sürece iklim değişikliği denir. İklim değişikliğinin sıcak hava dalgaları, seller, yangınlar, tarımsal kırılganlık ve ekosistem yıkımı gibi akut ve yıkıcı sonuçlar doğurduğu döneme ise iklim krizi denir. İklim krizi, ekosistemler, toplumlar, ekonomi ve yaşam koşulları üzerinde yol açtığı çok boyutlu acil bir tehdidi ifade eder.”
Ph.D. Muhammed Çetin “1.5 °C Isınma Eşiğinde Orman Yangını Tehlike Günlerinin Dinamikleri: Bursa'da İklim, Sosyo Ekonomik Ve Arazi Kullanım Faktörlerinin Birleşik Etkileri Üzerine Bir Değerlendirme”sini yansı eşliğinde sundu.
M.Sc. Gizem Yumru “İklim Krizi, Kültürel Miras Ve Bursa: Sanat Tarihi Perspektifinden Bir Değerlendirme ”sini anlattı.
“Sanat tarihi odağından hareketle Bursa’nın kültürel mirasını iklim krizi bağlamında yeniden düşünmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada; (1) Bursa’nın tarihsel ve kültürel mirası kısaca çerçevelenmekte, (2) iklim krizinin kent ölçeğindeki başlıca çevresel etkileri özetlenmekte, (3) bu etkilerin anıtsal yapılar, sivil mimarlık ve kültürel peyzaj üzerindeki yansımaları tartışılmakta, (4) disiplinlerarası yaklaşımın gerekliliği vurgulanmaktadır. Böylece iklim krizinin Bursa özelinde yalnızca “doğal çevre” değil, aynı zamanda “kültürel çevre” sorunu olarak ele alınmasına katkı sunmak hedeflenmektedir.”
Endüstri Müh. Serap Yenilmez Çetin “İklim Kriziyle Birlikte Bursa'yı Bekleyen Tehlikeler”i anlattı.
Forumun ikinci bölüm bildirileri üzerine yapılan konuşmalardan sonra poster bildirilerin sunumlarına geçildi.
Bursa Uludağ Üniversitesi öğrencilerinin hazırladığı Poster sunumlarının yöneticiliğini Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan yaptı. Karabağ Arslan’ın danışmanlığını yaptığı BUÜ öğrencileri hazırladıkları posterlerin önünde anlatımlarını gerçekleştirdi.
Prof.Dr. Barış Bülent Aşık’ın danışmanlığını yaptığı Nilüfer Kent Konseyi Gençlik Meclisi üyeleri, BUÜ Zir.Müh. Toprak Bilimi Bitki Besleme Bölümü YL öğrencisi Emincan Çelikkaya, BUÜ Uluslararası İlişkiler bölümü öğrencisi Elif Varol ve Makine Mühendisliği öğrencisi BUÜ Enes Aşuroğlu hazırladıkları “Bir Varmış Bir Yokmuş: Bursa'nın Suyu”nu
“Bu çalışma, Bursa'da yaşanan su krizinin yalnızca kuraklıktan değil, yüksek tarımsal ve sanayi tüketimi ile parçalı yönetim yapısından kaynaklanan yapısal bir sorun olduğunu göstermektedir. BUSKİ ve Devlet Su İşleri verilerinde baraj doluluklarının kritik seviyelere düşmesi ve planlı su kesintilerinin artması, mevcut su kullanım modelinin sürdürülebilir olmadığını ortaya koymaktadır.
Bu nedenle suyun sektörel kullanımının denetlenmesi, tarım ve sanayide tasarruf teknolojilerinin zorunlu hale getirilmesi ve bütünleşik havza temelli bir su yönetim politikasına geçilmesi gerekmektedir.” sözlerini de içeren posterlerinin önünde anlattılar.
Forum Mümin Ceyhan’ın yaptığı kapanış konuşmasıyla sona erdi.
Foruma Bursa Büyükşehir Kent Konseyi, Nilüfer Kent Konseyi, TEMA Bursa üyeleri, öğrenciler, vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Forumu izlemeye gelen Ortaokul Öğrencileri Elif Çalışkan, Emir Berk Yarşı, Akın Karabıyık, İlker Kaya büyük ilgi çekti. Foruma katılan öğretim üyeleriyle fotoğraf çektirdiler.
Forumda sunumu yapılan bildiriler ilerleyen günlerde kitaplaştırılacak, dağıtımı yapılacak.
https://www.dimedya.com.tr/forum-mumin-ceyhan-kutuphanesi-nde-yapilacak/1515/












