Merkez Yerleşkede bulunan Personel Yemekhanesi’nde düzenlenen toplantıda, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Alpaslan Serel, Prof. Dr. Ebru Kaya Mutlu ve Prof. Dr. Mehmet Emin Erçakar, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşe Güldem Kilciler, Genel Sekreter Faruk Küçük ve Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğr. Gör. Muhammet Yörübulut da hazır bulundu.
Toplantının açılışında basın mensuplarına hitap eden Rektör Prof. Dr. İsmail Boz, basının kamuoyunun doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmasında üstlendiği hayati role vurgu yaptı. BANÜ’nün son yıllarda eğitim, araştırma, inovasyon ve toplumsal katkı alanlarında önemli bir ivme yakaladığını ifade eden Rektör, bu gelişimin artık ölçülebilir çıktılara dönüştüğünü belirtti.
BANÜ Rektörü Prof. Dr. Boz, Üniversitenin araştırma performansında kayda değer bir yükseliş yaşandığını belirterek; proje başvurularında %88, TÜBİTAK desteklerinde %156 ve kamu-üniversite iş birliklerinde %236 oranında artış sağlandığını ifade etti. Yayınların %55’inin SSCI, AHCI, SCI ve SCI-Expanded indekslerinde yer almasının uluslararası görünürlüğün önemli bir göstergesi olduğunu vurguladı. Akademik kadronun uluslararası başarılarına da değinen Rektör, Stanford Üniversitesi tarafından hazırlanan “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları” listesinde BANÜ’den 11 akademisyenin yer aldığını belirtti. Bu başarının Üniversitenin bilimsel üretkenliğini ve uluslararası alandaki konumunu güçlendirdiğini ifade etti.
Türkiye Üniversite Memnuniyet Araştırması (TÜMA 2025) sonuçlarına da değinen Prof. Dr. Boz, Üniversitenin yönetim ve işleyiş memnuniyetinde 13’üncü, öğrenim deneyiminde 18’inci, akademik destek ve ilgi alanında 21’inci, genel memnuniyet sıralamasında ise 29’uncu sırada yer aldığını aktardı. Toplantıda sağlık alanındaki gelişmelere de yer veren Rektör, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesinin beş yıl gibi kısa bir sürede önemli bir gelişim gösterdiğini; öğretim üyesi başına yayın performansında Türkiye genelinde üst sıralara yükseldiğini ifade etti. Bandırma Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin organ naklinde Türkiye birincisi olduğunu ve “Anne Dostu Hastane” unvanı almaya hak kazandığını da sözlerine ekledi.
Üniversitenin spor altyapısı, öğrenci toplulukları ve devam eden altyapı yatırımları hakkında da bilgi veren Rektör Prof. Dr. İsmail Boz, BANÜ Spor Vadisi’nde hizmet alanlarının genişletildiğini, ÜNİDES kapsamında öğrenci projelerine yaklaşık 2 milyon 650 bin TL destek sağlandığını ve devam eden derslik, laboratuvar ve kampüs düzenleme çalışmalarının planlanan takvim doğrultusunda ilerlediğini belirtti.
Toplantının sonunda basın mensuplarının sorularını yanıtlayan BANÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Boz, Üniversitenin yalnızca akademik değil; sağlık, spor, sosyal ve kültürel alanlarda da Bandırma ve bölge için önemli bir değer ürettiğini vurgulayarak, basın mensuplarına katılımlarından dolayı teşekkür etti.
BASIN AÇIKLAMALARI
BASIN AÇIKLAMASI-1
“Çorba Dağıtımı Üzerinden Oluşturulan Suni Gündem” “Bir Bardak Çorbada Fırtına(!) Koparmak”
Üniversitemizde kısa süre (2024 Aralık-2025 Ocak – 2 ay) yürütülen çorba dağıtımı uygulamasının haklı ve zorunlu nedenlerle durdurulmasına rağmen, bazı çevrelerce konunun çarpıtılarak kamuoyuna yansıtılması üzerine açıklama yapılması gerekli görülmüştür.
Öncelikle belirtilmelidir ki üniversitemiz, öğrenci yararına yürütülen hiçbir uygulamayı keyfî gerekçelerle sonlandırmaz. Çorba dağıtımı, üniversite yönetiminden izin alınmaksızın başlatılmış olup, yapılan denetimlerde ciddi hijyen ihlalleri, sağlık riskleri ve düzensiz uygulamalar tespit edilmiştir.
Üniversitemiz, Sağlık Bakanlığı denetimlerinden tam puan alarak “Beslenme Dostu Üniversite” sertifikasına sahip bir kurumdur. Bu nedenle öğrenci sağlığını tehdit eden herhangi bir uygulamanın sürdürülmesine müsaade edilmesi mümkün değildir.
Denetimlerde:
• Hayvan pazarında kullanılan bir kabinde hijyen kurallarına aykırı biçimde dağıtım yapıldığı,
• Dağıtım alanlarının temiz olmadığı,
• Üründe sağlığa zararlı katkı maddeleri, özellikle MSG bulunduğuna yönelik güçlü şüpheler olduğu,
• Dağıtımın düzensizleştiği, ara tatil sonrası kabinin terk edildiği ve güvenlik riski oluşturduğu tespit edilmiştir.
Öğrencilerimizin aç ve açıkta olduğu iddiası tamamen yalan ve iftiradır. Devletimiz güçlüdür ve cömerttir. Geleceğimizin teminatı, gözbebeğimiz öğrencilerimizi doyurmaya ve barındırmaya muktedirdir. Birilerinin bühtanları ve algı çalışmalarının aracı hâline getirilmeye çalışılan açıklamaların ise hukuk nezdinde takipçisi olacağız.
Eski belediye başkanlarımız zamanında kusursuz sunulan çorba hizmetinin sizin döneminizde niçin inkıtaya uğradığını tekrar düşünmenize ve kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Ayrıca yaklaşık yedi-sekiz ay önce gerçekleşmiş bir konunun bugün gündeme getirilmesini de manidar buluyoruz.”
Bu koşullar, öğrencilerimizin sağlığını doğrudan tehlikeye atan unsurlardır. Üniversite yönetimi popülist yaklaşımlara prim vermez; yalnızca bilimsel veriler ve kamu yararı doğrultusunda karar alır. Bu nedenle dağıtım durdurulmuştur.
Bazı çevrelerin söz konusu kararı "tezgâh" şeklinde nitelendirmesi gerçek dışıdır ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik sorumsuz bir tutumdur.
Öğrencilerimizin “aç ve açıkta” olduğu yönündeki iddialar tamamen asılsızdır. Devletimiz, evlatlarımızın beslenme ve barınma ihtiyaçlarını karşılayacak güce sahiptir. Bu konuda yürütülen mesnetsiz söylemler hukuki olarak takip edilecektir.
Öte yandan öğrencilerimizin belediyeden beklediği ve kamuoyunun bilgisine sunulmasını istediği talepler şunlardır:
• Ücretsiz ve sıklaştırılmış kampüse ulaşım,
• Kent lokantasından ücretsiz yararlanma imkânı,
• Kültür gezileri için otobüs tahsisi,
• Kampüs çevresindeki başıboş köpeklerin belediye barınağına alınması,
• Bahar şenliklerinde konser desteği,
• Kampüs benzeri ücretsiz elektrik, doğalgaz ve su destekleri.
Üniversitemiz, sürecin dezenformasyona açık hale getirilmesini doğru bulmamakta olup, tüm kararlarında yalnızca öğrenci sağlığı, güvenliği ve yüksek standartlarda hizmet sunma ilkesini esas almaktadır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
BASIN AÇIKLAMASI-2
“Geçici Yapı Görünümlü Kalıcı İşgal Girişimine Karşı Kurumsal Tavrımız”
Üniversitemiz arazisi üzerinde bazı yapılaşma girişimleriyle ilgili kamuoyunda yer alan iddialar üzerine, sürecin doğru anlaşılması için açıklama yapılması gerekmiştir.
2023 yılında Sayıştay talimatıyla kurulan Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü, belediyenin kendi yerinden kendi kurumunun yerini satışa çıkardığı için malzeme depolamak amacıyla üniversitemizle geçici nitelikte bir protokol yapmıştır. Bu protokol, sadece afet durumlarında kullanılacak 2–3 konteynerlik malzemenin geçici olarak yerleştirilmesine izin vermektedir.
Ancak yapılan saha incelemelerinde ve ilerleyen süreçte belediyenin:
• Belirsiz bir süre için konteyner yerine yarı-kalıcı nitelikte binaları inşa etmeyi planladığı,
• Üniversite kampüsü içine izinsiz girişimlerde bulunduğu,
• Tel örgülerle çevrili, belediyeye ait “münhasır bir alan” oluşturmaya kalkıştığı,
• Yapıların geçici olmaktan çıkarak kalıcı tesislere dönüşme riski taşıdığı tespit edilmiştir.
Bu girişimler:
• Protokole açıkça aykırıdır,
• Üniversitemizin mülkiyet haklarını ihlal etmektedir,
• Kampüs güvenliği ve planlamasını tehdit etmektedir.
Üniversite kampüsü üzerinde hiçbir kurumun kalıcı, yetkisiz veya özerk bir yapı alanı oluşturmasına izin verilmesi mümkün değildir.
Bu nedenle üniversitemiz, protokolü tek taraflı olarak feshetmiş ve izinsiz yapılaşma girişimini derhal durdurma kararı almıştır. Bu karar hem hukuki zorunluluklara hem de üniversite mülkiyetini koruma gerekliliğine dayanan tamamen meşru bir işlemdir.
Bazı çevrelerin süreci çarpıtarak farklı anlamlar yüklemeye çalışması gerçeği değiştirmez. Üniversitemiz, dün olduğu gibi bugün de kampüs bütünlüğünü, hukuki çerçeveyi ve kamu yararını kararlılıkla korumaya devam edecektir.
Kamuoyuna saygıyla sunulur.
BASIN AÇIKLAMASI-3
“Mağduriyet Algısı Üzerinden Manipülasyon” “Mağdurum Tiyatrosu”
Son günlerde bazı siyasi çevrelerce üniversitemiz hakkında kasıtlı biçimde dolaşıma sokulan çarpıtılmış iddialar nedeniyle, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına açıklama yapılması zorunlu hâle gelmiştir.
Uzman Doktor Atama Sürecine İlişkin Gerçekler
Üniversitemiz Tıp Fakültesi ve Eğitim Araştırma Hastanesi’nde ihtiyaç doğrultusunda planlanan ortopedi uzmanı istihdamı, ilgili mevzuat ve akademik süreçlere tam uyum içinde yürütülmüştür. Atama öncesi jüri değerlendirmeleri ve tüm hazırlıklar hukuka uygun şekilde tamamlanmış, ilgili hekim göreve başlama koşulları konusunda ayrıntılı biçimde bilgilendirilmiştir.
Buna rağmen hekim, yaklaşık altı ay boyunca hiçbir hukuki dayanağı olmayan gerekçeler öne sürerek göreve başlamayı sistematik şekilde geciktirmiş; üniversitemizin defalarca yaptığı çağrılara rağmen yükümlülüklerini yerine getirmemiştir. Bu süreçte bir akademik yarıyıl boyunca çok ihtiyaç duyulan hem eğitim faaliyetleri hem de acil sağlık hizmetleri aksatılmıştır.
Söz konusu davranış, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve akademik istihdam mevzuatına açıkça aykırıdır. Bu nedenle atama süreci hukuka uygun biçimde iptal edilmiştir.
Buna karşın hekim ve babası, sürecin kendi kusurları sonucu ortaya çıktığı gerçeğini gizleyerek, kamuoyunu yanıltmaya yönelik ithamlarda bulunmuşlardır. Bu iddiaların hiçbirinin hukuki karşılığı yoktur.
Mahkeme Süreci
Mahkeme tarafından verilen yürütmeyi durdurma kararı doğrultusunda üniversitemiz derhal harekete geçmiş; kararın tebliğinden itibaren 30 günlük yasal süre içinde atamayı gerçekleştirmiş ve göreve başlaması için Tebligat Kanunu’na uygun iki ayrı resmi tebligat göndermiştir.
Ancak hekim:
• Mernis adresine ve muhtarlık aracılığıyla yapılan tebligatları almaktan kaçınmış,
• Süreci bilerek tıkamış,
• Buna rağmen kamuoyunda “göreve başlatılmadım” algısı oluşturularak mağduriyet tiyatrosuna devam edilmiştir.
Tebligatları almamak kişinin kendi tercihidir ve hukuki olarak kişinin sorumluluğundadır. Üniversitemiz mahkeme kararını eksiksiz uygulamıştır. Buna rağmen mağduriyet iddiasında bulunmak açık bir manipülasyondur.
Kurumsal Tavrımız
Üniversitemiz hiçbir kişiyi hedef almamış; süreç tümüyle şu ilkeler doğrultusunda yürütülmüştür:
• Hukuka tam uyum
• Kamu yararını koruma
• Kurumsal disiplin ve düzenin sürdürülmesi
• Sorumlulukların yerine getirilmesi
Kamuoyuna yansıyan iddialar, belgelerle sabit gerçeklerin tersyüz edilmesi çabasından ibarettir. Üniversitemiz, hiçbir kişi ya da grubun baskı kurma girişimine, yönlendirme çabalarına veya itibarsızlaştırma amacı taşıyan söylemlerine itibar etmez ve etmeyecektir.
Sonuç
Üniversitemiz:
• Atama sürecini mevzuata uygun biçimde durdurmuş,
• Mahkeme kararını derhal uygulamış,
• Tüm resmi tebligatları zamanında ve eksiksiz yapmıştır.
Tebligat almaktan kaçınan ve göreve başlamayan kişinin “mağduriyet” söylemleri gerçek dışıdır.
Üniversitemiz, tüm uygulamalarında olduğu gibi bu süreçte de şeffaflık, hukuka bağlılık ve kurumsal disiplin ilkesinden taviz vermeden hareket etmeyi sürdürecektir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.














