Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Deprem Teknolojileri Enstitüsü (EBYÜ-DTE) tarafından yürütülen “Edremit Ovası (Balıkesir) ve Çevresinin Yerel Zemin Etkilerinin Belirlenerek Sahaya Özel Sismik Tehlike ve Zemin Dinamik Davranış Analizlerinin Gerçekleştirilmesi” başlıklı TÜBİTAK destekli proje başarıyla tamamlandı.
Edremit, Burhaniye ve Havran ilçelerini kapsayan çalışma kapsamında bölgedeki aktif faylar en güncel veriler ışığında yerinde incelendi, sahaya özel sismik tehlike analizleri gerçekleştirildi ve yerel zemin özellikleri ayrıntılı biçimde araştırıldı.
Ancak araştırmanın en çarpıcı sonucu, aynı büyüklükteki bir depremin, farklı zemin özelliklerine sahip bölgelerde çok farklı sonuçlar doğurabileceğinin bilimsel olarak ortaya konulması oldu.
Uzmanlara göre, sert ve sağlam zeminlerde daha düşük seviyede hissedilebilen bir deprem, alüvyon gibi yumuşak zeminlerde deprem dalgalarının büyümesine neden olarak çok daha şiddetli hissedilebiliyor. Bu durum, aynı ilçe sınırları içerisinde hatta aynı kentin farklı mahallelerinde bile deprem etkisinin değişebileceği anlamına geliyor.
Araştırma kapsamında yapılan analizlerde, Edremit, Burhaniye ve Havran’daki bazı yerleşim alanlarında zeminin deprem sarsıntısını büyütme potansiyeli bulunduğu belirlendi. Elde edilen bulgular, deprem riskinin değerlendirilmesinde yalnızca fay hatlarının değil, zemin yapısının da hayati öneme sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Zeminin "Sarsıntı Büyütme" Riski Saptandı: Edremit, Burhaniye ve Havran'daki yerleşim yerlerinde, zeminin deprem sarsıntısını ne kadar büyüteceği bilimsel olarak kanıtlandı.
Proje sonucunda oluşturulan 3B (üç boyutlu) havza modelleri ise bölgenin geleceğine ilişkin önemli bir yol haritası sunuyor. Bu modellerin; zemin etütleri, imar planlamaları, kentsel dönüşüm uygulamaları, fay araştırmaları ve afet yönetim stratejilerinde yerel yönetimlere ve ilgili kurumlara bilimsel rehberlik etmesi bekleniyor.
Bilim insanları, depremi önlemenin mümkün olmadığını ancak “doğru zeminde, doğru mühendislik uygulamalarıyla ve bilimsel verilere dayalı planlamalarla” can ve mal kayıplarının önemli ölçüde azaltılabileceğini vurguluyor.
Edremit Havzası’nın deprem ve zemin özelliklerini ortaya koyan bu kapsamlı çalışma, yalnızca bilim dünyasına katkı sunmakla kalmıyor; aynı zamanda bölgenin daha güvenli, daha dirençli ve afetlere hazırlıklı kentlere dönüşebilmesi için önemli bir rehber niteliği taşıyor.
Çalıştay 8 Haziran 2026, Pazartesi günü, 09:00 – 12:15 saatleri arasında Zoom (Çevrimiçi) olarak gerçekleştirilecek ve kayıt gerektiriyor.
Çalıştay deprem, jeoloji, jeofizik ve inşaat mühendisliği alanlarında çalışan araştırmacılara, öğrencilere, konuya ilgi duyanlara açık.
Kayıt linki; https://lnkd.in/dudrPXdw














