TÜRKİYE'DEN AB NEZDİNDE YENİ GİRİŞİM
Hukukçu Dr. Sarıibrahimoğlu tarafından 22 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilen başvuruyla Türkiye`nin Schengen vize krizi ve Gümrük Birliği kaynaklı olası zararları AB gündemine taşınabilir.
Daha önce 2005 yılında takip ettiği YEDAŞ davasıyla gündeme gelen Dr. Sarıibrahimoğlu, bu kez Avrupa Komisyonunun Türkiye’ye yönelik yükümlülükleri ve Schengen vize krizinin gündeme alınmasına yönelik önemli bir girişime öncülük etti. İlgili başvuru Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen'e gönderilen resmi mektup ve AB’nin yolsuzluk ve usulsüzlüklerle mücadele kurumu olan OLAF'a (European Anti-Fraud Office) yapılan resmî müracaatı kapsıyor.
Dr. Sarıibrahimoğlu'nun öncülük ettiği başvuruda, Türkiye-AB Gümrük Birliği çerçevesinde mevcut Schengen vize uygulamalarının Türk vatandaşları açısından AB hukukuyla bağdaşmadığı ileri sürüldü. Başvuruda, Avrupa Birliği Antlaşması'nın (Treaty on European Union-TEU) 17. maddesi uyarınca Komisyonun "Antlaşmaların Koruyucusu" sıfatıyla Birlik hukukunun uygulanmasını sağlamakla yükümlü olduğu hatırlatıldı. Buna karşın Türkiye'ye ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmesinde hukuki gerekçeler yerine siyasi değerlendirmelerin öne çıktığı ve Komisyonun bu duruma rağmen gerekli adımları atmadığı iddia edildi.
Başvurunun temel dayanaklarından biri olarak ise Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın tarihi ERTA kararı (C-22/70) gösterildi. Bu karar, AB’nin iç hukukta ortak kurallar koyduğu alanlarda uluslararası düzeyde de yetki ve sorumluluk taşıdığını ortaya koymuştu. Bu bağlamda, Türkiye-AB Gümrük Birliği ile Schengen uygulamaları nedeniyle uğradığı zararların AB’nin normatif düzeninden kaynaklandığı, AB’nin bu düzenlemelerden doğrudan sorumlu olduğu ve Türkiye’nin zararlarının AB hukukuna aykırı biçimde ortaya çıktığı savunuldu.
Başvurunun diğer yönünü de Avupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’e yönelik suçlamalar oluşturuyor. Sarıibrahimoğlu, Avrupa Komisyonu Başkanı’nın “Antlaşmaların Koruyucusu” sıfatıyla “siyasi” değil “hukuki” sorumlulukla hareket etmek zorunda olduğunu belirtti. İhtarda, Türkiye’ye ilişkin süreçlerde siyasi yaklaşımın hukuki yükümlülüklerin önüne geçirilmesinin Avrupa Birliği hukukunda; “Yetkinin amaç dışı kullanılması” (misuse of powers),“Kötü yönetim” (maladministration), ve “Hareketsizlik” (failure to act) tartışmalarını gündeme getirebileceği vurgulandı.
Yedaş, Soysal ve Demirkan Davaları
Türkiye’nin AB nezdinde haklarını savunmayı amaçlayan bu girişimin nasıl bir yanıt ile karşılanacağı merakla bekleniyor. Adı geçen önceki davada, Yedaş Tarım ve Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş., Türkiye-AB Ortaklık Konseyi'nin Gümrük Birliği'ni tesis eden 1/95 sayılı Kararı ve ilgili AB-Türkiye Ortaklık Anlaşması hükümlerinin uygulanması nedeniyle ticari zarara uğradığını iddia etmişti. Şirket, AB kurumlarının haksız fiiline dayanarak maddi tazminat talep etti Divan, Türk vatandaşlarının veya şirketlerinin Topluluk yargısı önünde dava açma ehliyetine sahip olduğunu kabul etse de, tazminat talebini reddetti. Davacı şirketin dayandığı Ortaklık Anlaşması maddelerinin (özellikle serbest dolaşım ve rekabetle ilgili kuralların), AB kurumlarına karşı doğrudan bireysel haklar yaratacak kesin ve emredici yükümlülükler içermediğine hükmetti. AB kurumları tarafından yapılmış olan hukuka aykırı bir fiilin veya eylemsizliğin bulunmadığına ve şartların oluşmadığına karar verdi.
Vize konusunda ise AB’nin en önemli savını Türkiye ile bir vize serbestliği yol haritası oluşturulduğu ve burada öngörülen 72 kriterin Türkiye tarafından tamamen sonuçlandırılmadığı tezi oluşturuyor. Vizenin Ortaklık hukuku ve Katma Protokol’ün “standstill” maddesine aykırı olduğu tezi daha önce Avrupa Adalet Divanı’nda görülen Soysal ve Demirkan davalarında gündeme getirilmişti. Ancak bu davaların sonucunda Ortaklık hukukunun bağlayıcı hükümleri kabul edilse de vizelerin kaldırılmasına yönelik bir sonuç alınamamıştı.
Konuyla ilgili İKV Yayınlarına başvurulabilir:
https://www.ikv.org.tr/images/files/IKV_Brief_Current%20State_of_the_Visa_Liberalization_Dialogue_and_the_Challenges_in_Schengen_Visa_Application_Process_Tunc_Ibrahim_Ceylan.pdf
Melike Sönmez, İKV Uzman Yardımcısıikv.org.tr
ikv.org.tr