ALİ EKBER YILDIRIM VE İRFAN DONAT BALIKESİR'DE KONUŞTU
Balıkesir Ticaret Odası, Balıkesir Sanayi Odası ve Nasıl Bir Ekonomi gazetesinin ortaklaşa düzenlediği 'Suyun İzinde: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Nereye Gidiyor? ' paneli için 9 Nisan'da Balıkesir Ticaret Odası Barış Aydın Salonun da gerçekleştirildi.
Panele Ekonomi Gazetesi Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım ve Bloomberg HT Tarım-Gıda Editörü İrfan Donat konuşmacı olarak katıldı. Panelistler panel öncesi Oda yönetimiyle beraber Balıkesir’deki kooperatif, birlik başkanları ile toplantı yaparak Balıkesir’deki kooperatif, birlik başkanları ile görüşerek Balıkesir tarımını, potansiyelini, çalışmalarını, sorunlarını ilk ağızdan dinleme fırsatı buldular.
Açılış konuşmasını yapan Balıkesir Ticaret Odası Başkanı Rahmi Kula Balıkesir’de siyah çay dışında her çeşit bitkisel ürünün yetiştiğine vurgu yaparak, Balıkesir’in kırmızı et ve beyaz ette, süt ve süt ürünlerinde, zeytin, zeytinyağı, pirinç, mor soğan üretiminde Türkiye’de ilk beş ilinden birisi olduğunu söyledi. Balıkesir’in sanayisinin yüzde 40’ının tarıma dayalı sanayiden oluştuğunu, üretimde suyun önemini belirtti. Balıkesir’e yatırım için gelen firmalara önce şunu soruyoruz. Diyoruz ki; “Ne kadar su tüketiminiz, ne kadar karbon salınımı var?”
Balıkesir’in peyniri, zeytini, kuzu eti, kırmızı eti, beyaz eti, zeytinyağı ve daha birçok temel gıda ürünü var. Balıkesir’in tarımsal çeşitliliğiyle, kapasitesiyle, güçlü olduğunu üretimle sadece Türkiye’yi değil dünyayı besleyebileceğini söyleyen Rahmi Kula markalaşmanın, katma değerli ürün üretmenin önemine dikkat çekti. Avokado’nun yetiştirilmesinde çok su kullanıldığından ülkemizde üretilmemesi gerektiğini belirtti.
Rahmi Kula açılış konuşması sonrası Ali Ekber Yıldırım ve İrfan Donat’ı sahneye davet etti. Ali Ekber Yıldırım, İrfan Donat ile “7 Nisan’da Konya Tarım Fuarı’nda “Suyu Yöneten Geleceği Yönetir” panelinde de suyu konuştuklarını söyleyerek konuşmasına başladı.
Ali Ekber Yıldırım “Rahmi Kula’nın anlattıkları Balıkesir’in hem bitkisel üretimde hem de hayvancılıktaki potansiyelinin ne kadar büyük olduğunu gösteriyor. Bitkisel üretimde buğday,mısır, çeltik, zeytin,sebze ve meyve,şeker pancarı, hayvancılıkta süt ve besi hayvancılığı manda, küçükbaş, kanatlı ve su ürünleri yetiştiriciliği oldukça gelişmiş ve buna bağlı olarak gelişen bir gıda sanayi var.”
Balıkesir Gastronomisin de büyük bir çeşitlilik var. Sevgili Berrin Bal Onur ve Neşe Aksoy Biber’in yazdığı “50 Peynirli Şehir Balıkesir” kitabı peynirdeki çeşitliliği bütün yönleriyle anlatıyor. Daha önce bir yazımda yer vermiştim. İtalyan Şef Danilo Zana, İzmir Gastrofest’te şunları söylemişti: “İtalyan mutfağı gücünü malzemeden(tarım ürünlerinden) alıyor. Bizim başarımız İtalyan şeflerin güçlü olmasından kaynaklanmıyor. Asıl başarıyı malzeme sağlıyor. İtalya,çok bereketli, ürün çeşitliliği çok fazla. İnsanlar ürününe sahip çıkıyor. Böyle olunca 1-0 önde başlıyoruz.”
Balıkesir’in, Türkiye’nin bu sözlerden alacağı çok ders var. Ürünlerimize, çiftçimize, üretene sahip çıkacağız. Balıkesir’in 50 çeşit peynirinden en azından birisini dünya markası yapamaz mıyız?
İrfan Donat suyun yönetimi, iklim değişikliklerini, 2025 yılında çiftçinin başına gelenleri, 2026 yılına çiftçinin umutla girdiğini, bölgede savaş çıktığını söyleyerek sözlerine başladı. Çiftçi olan insanın hep umutlu olduğunu, umutlu olması gerektiğini belirtti.
Türkiye’de tarım bitmeyecek ama farklı konulara evrilebilir. Bu yıl baraj doluluk oranlarının yüzde 50’yi aştığını, dünya da bundan sonra ki savaşların su nedeniyle çıkacağını söyledi. Bölgede çıkan savaşın petrolden daha önemli olarak gübre sıkıntısını ortaya çıkardığını, gübre fiyatlarının yükseldiğini, çiftçinin alamadığını, üretim maliyeti yüksek olan çiftçinin karşılığını alıp, almama da şüphede olduğun vurguladı.
Konya’da su kaynaklarının azaldığını bu nedenle obrukların yaygınlaştığını, obrukların Konya dışında ki illerde de ortaya çıkma riski olduğunu söyledi.
Su savaşlarının 4500 yıl önce Sümerler zamanında başladığını belirten İrfan Donat Türkiye’nin su stresi yaşayan ülkeler arasında dünya da 32. sırada yer aldığını belirtti. Tarımsal üretimde yeni bir planlama yapılmasının önemini vurguladı. Problemleri tespit etmenin sorun olmadığını önemli olanın sorunlara çözüm bulmanın olduğunu söyledi.
Açıklanan Ulusal Su Planı ve Havza Yönetimi mevzuatında görev tanımlarının yapılmış olduğunu ancak çok başlıklar altında, farklı kurumların yetkili olduğunu bu durumun sahada birlikte hareket etmeyi engellediğini söyledi.
Su kullanımında en büyük payı yüzde 79 ile tarımsal sulamanın aldığını söyleyen Donat, tarımda su verimliliğinin düşük olduğunu, asıl tasarrufun tarlada yapılması gerektiğini, teknolojik verilmesinin önemini vurguladı. “Su zengini değiliz, ama suyu zengin gibi kullanıyoruz” sözleriyle suyu nasıl kullandığımızı belirti.
Her iki panelistte TÜİK istatiklerinden de örnekler vererek, yeni üretim planlamalarına, alternatif yem bitkilerine, protein kaynaklarından beyaz et ve yumurta fiyatlarına, suyun kaçak kullanımına, suyun kirlenmesine, suyun ölçülememesi, proje üretilip uygulanamamasına kadar birçok konuda bilgi aktardı.
Panelistler en son izleyicilerin sorularını cevapladı. Balıkesir Ticaret Odası Başkanı Rahmi Kula ve Meclis Başkanı Okan Telaşeli panelistlere Şef, Seyyah ve Araştırmacı Ömür Akkor’un “Balıkesir’in Gastronomi Atlası” kitabını hediye ettiler.